EDİTÖR'ÜN NOTU
REFERANDUM (2010/8/24)
Samet AYTEKİN- Referandum VE HAYIR GEREKÇESİ


SERVET BİLGİN
Yollar ve yağmurlar (2009/9/12)


FARUK ÇAKIR
Darbeciler korunmasın ve korumasın! (2010/8/2)


CEVHER İLHAN
YAŞ İŞ (2010/8/12)


CELAL GÜZEL
Nereden Nereye (2008/5/20)
Nereden Nereye


ALİ FERŞADOĞLU
İhlâs Risâlesi’nden siyasî ölç... (2010/8/12)


KAZIM GÜLEÇYÜZ
Evet- Hayır dan Öte (2010/8/12)


RECEP TAŞCI
FAİZE CENNET, EMEĞE CEHENNEM (2010/3/1)


BEDİÜZZAMAN SAİD NURSİ
LEZZET VE ZEVK İÇİN ÖLÜMÜ HATIRA GET... (2010/3/1)


Abdil YILDIRIM
Risâle-i Nur kılcal damarlara işlemiş (2010/8/12)


Salih AYTEMUR
“Firakın Bizleri Üzdü Mehmet K... (2009/7/21)


Kimler Çevrimiçi?
8 kullanıcı (lar) çevrimiçi (8 user(s) are browsing Haberler)

Üyeler: 0
Konuklar: 8

Fazlası...
SON HABERLER
MANŞETLER CİNDORUK 27 YIL SONRA YENİDEN ZİNCİRBOAZAN'DA

 "Darbeleri yapanlara karşı içimizde en büyük kin ve nefreti taşıdık"

Genel Başkan Hüsamettin Cindoruk, 12 Eylül 1980 askeri darbesinden sonra hapis yattığı, Zincirbozan Askeri Cezaevi'ni ziyaret etti: “4 aylık hapis sürecimizi 2 Kasım 1983 tarihinde sona erdirmiştik. Askerimize küsmedik, askerimizle ihtilafa düşmedik.” Cindoruk, 27 yıl aradan sonra ilk defa geldiği Zincirbozan'da komutanlar tarafından kapıda karşılandı ve daha sonra basına kapalı olarak subaylarla kahve içip sohbet etti.



Genel Başkan Hüsamettin Cindoruk, 12 Eylül 1980 askeri darbesinden sonra hapis yattığı, Zincirbozan Askeri Cezaevi'ni ziyaret etti:

“4 aylık hapis sürecimizi 2 Kasım 1983 tarihinde sona erdirmiştik. Askerimize küsmedik, askerimizle ihtilafa düşmedik.”


Cindoruk, 27 yıl aradan sonra ilk defa geldiği Zincirbozan'da komutanlar tarafından kapıda karşılandı ve daha sonra basına kapalı olarak subaylarla kahve içip sohbet etti.

(DP Basın Merkezi – 29 Temmuz 2010) Genel Başkan Hüsamettin Cindoruk, 12 Eylül askeri darbesinin ardından, 1983 yılında Süleyman Demirel ile beraber 4 ay hapis yattığı, Çanakkale'nin Lapseki ilçesine bağlı Çardak beldesindeki Zincirbozan Askeri Cezaevi'ni ziyaret etti. Cindoruk, 27 yıl aradan sonra ilk defa geldiği Zincirbozan'da komutanlar tarafından kapıda karşılandı ve daha sonra basına kapalı olarak subaylarla kahve içip sohbet etti.

Darbeleri yapanlara karşı içimizde en büyük kin ve
nefreti taşıdık

Daha önce Çardak'tan geçerken Zincirbozan'ı dışardan gördüğünü, ancak bir türlü fırsat bulup içeri giremediğini söyleyen Cindoruk, Zincirbozan günlerini şöyle anlattı:

"4 aylık hapis sürecimizi 2 Kasım 1983 tarihinde sona erdirmiştik. Askerimize küsmedik, askerimizle ihtilafa düşmedik. Ama o darbeyi yapanlara karşı düşüncelerimizi de ifade ettik. 27 sene evvel kurduğumuz DYP, bugün DP'nin bir parçasıdır. Doğru Yol Partisi burada kurulmuştur. Demirel, Doğru Yol'u bu yolu arşınlarken kurdu. Darbeler dönemine karşı olmamız için bizim çok haklı sebeplerimiz var. Hem Adalet Partisi'ni, hem Büyük Türkiye Partisi'ni kapattılar. Biz bütün bunlara rağmen ordumuza sevgimizi, saygımızı sürdürüyoruz. Ancak darbeleri yapanlara karşı içimizde en büyük kin ve nefreti taşıdık"

35 Madde kalkmalı veya değişmeli..

35. maddenin kalkmasını isteyen Cindoruk, "Değişmesi ya da kalkması çok doğrudur. Ancak bu yeterli değildir. Eğer darbelere karşı olacaksak, darbelere sebep olan şeyleri ortadan kaldırmalıyız. Halkın büyük çoğunluğu aynı istikamette uzlaşırsak darbe ihtimali ortadan kalkar. Durduk yerde ordumuzu, kumandanlarımızı, askerlerimizi, terörle mücadele eden subaylarımızı incitmemeliyiz. Ordu darbe yapmaz, ordunun içinde birtakım komitalar darbe yapar. Onların da ne kadar geçersiz, değersiz olduğunu bugün de görüyorsunuz. 27 sene sonra bir sivil adam olarak, beni burada tutuklu tutan şu tel örgüleri aşarak elimi kolumu sallayarak geldim, kahvemi içtim. Beraberce buradan özgürlüğe doğru yürüyeceğiz. Allah bir daha o günleri göstermesin. Genç subaylar bana kahve ikram etti. Bunlar teröre karşı savaşıyor" diye konuştu.

Yeni anayasaya niçin karşı olduğunu da açıklayan Cindoruk, "Referandumda hayır diyorum. Çünkü demokrasiye işlerlik kazandıracak bir anayasa değişikliği yapan iktidarın uzlaşma yapması gerekirdi. İkincisi, bu iktidarın demokrasiye yönelik bir iyilik yapacağına inanmıyorum. 72 milyonun telefonunu dinleyen bir iktidarın anayasa değişikliği yapması için ehliyeti, yeteneği yok. Bu iktidarın özgürlükçü bir anayasa değişikliği yapacağına inanmıyorum. Eski defteri karıştırmak yerine yeni defterlere bakacaksınız"
dedi.

Karayoluyla geldiği Çanakkale'nin Kumkale beldesinde, partililer ve vatandaşlar tarafından karşılanan Cindoruk, burada icralık olan çiftçilerle sohbet etti, sorunlarını dinledi. Genel Başkanı Hüsamettin Cindoruk, ''Eğer bir ülke topraktan doyuyorsa ve toprak ülkenin halkını doyuruyorsa, o ülkeyi yıkmak kolay değildir. Bölmek de kolay değildir'' dedi.

Daha sonra gazetecilere açıklamalarda bulunan Cindoruk, Türk köylüsünün ve çiftçisinin önemli meselelerinden birisinin burada yaşandığını belirterek, Kumkale'ye gelmeden önce Mardin ve civarını gezdiğini anımsattı.

Türkiye'nin her kesiminde çiftçilerin aynı meselelerle uğraştığını, her yerde aynı şeyin söylendiğini ifade eden Cindoruk, köylü ve çiftçinin kendisini yalnız hissettiğini ve bir siyasi kaynağa veya güce dayanma döneminin bittiğini anlattı.

Cindoruk, Türkiye'de köylülüğün giderek azaldığını, sahipsiz kaldığını gören köylü, çiftçi ve yöre halkının yeni bir güvence aradığını belirterek, DP olarak 1946'dan bu yana köylü ve çiftçi partisi olduklarını, bunu Menderes döneminden Demirel dönemine kadar geçen süreçte yaşadıklarını vurguladı.

Demokrasimizi düzeltmek istiyoruz

''Toprak anayı gücendirdiğiniz zaman, istediğiniz kadar gayret gösterin, iş yapmaya uğraşın, yol yapmaya uğraşın, sonuç alamazsınız. Toprak anaya bereket dağıtıyorsak ve toprak ana kızdırılmıyorsa toprak daima verir'' diyen Cindoruk, toprağın verdiğinin üstüne devlet ve hükümetin gerekenleri koyması gerektiğini söyledi.

Kimsenin sanayileşmeye karşı olmadığını, Türkiye'nin eğitim düzeyinin yükselmesine ve demokrasiye karşı olmadığını belirten Cindoruk, şöyle konuştu:

''Hepimiz rejimimizi, Cumhuriyetimizi ve demokrasimizi düzeltmek istiyoruz. Kimse bölmek istemiyor ülkeyi, ama bölmek isteyenler varsa onlara karşı da devleti güçlendiriyor. Eğer bir ülke topraktan doyuyorsa ve toprak ülkenin halkını doyuruyorsa, o ülkeyi yıkmak kolay değildir. Bölmek de kolay değildir. Bizim bıraktığımız Türkiye'de vatandaşların yetiştirip de birbirlerinin hizmetine sunmadığı 7 tane ürün vardı, kauçuk gibi. Ama diğer ürünlerin hepsi yetişiyordu. Hepsinden pay alıyorduk, birbirimize alıp satıyorduk. Ama bugün o hale geldik ki pamuk bitti, simide koyduğumuz susamı bile ithal eder hale geldik. Bütün ürünlerimizde azalma, eksilme ve bazılarında yok olma var.''
 

2010/7/30 10:19:42
Yazıcı Dostu sayfa Yazıyı Arkadaşına gönder Makaleyi PDF dosyasına dönüştür
 
Açıklamalar gönderene ait bulunmaktadır. Biz onların içeriğinden sorumlu değiliz.
Son Eklenen Videolar H
Ekleyen  on  at
İSRAİL'İN GİZLİ OYUNU

İzlenme 346
Ekleyen  on  at
Domuz gribi ve Başbakan

İzlenme 774
Ekleyen  on  at
Yurdum İnsanı

İzlenme 599
Ekleyen  on  at
En Kötü bayan Sürücü

İzlenme 917
Ekleyen  on  at
EN KÖTÜ KADIN SÜRÜCÜLER

İzlenme 596
Powered by K&S © 2001-2008 TÜRKİYE'NİN GÜNCEL HABER PORTALI Servet Kırtasiye Ltd. Şti. Yayını Servi Mh. Mithat Paşa Cd. Şevelli Camii Karşısı-Kütahya- Tel:0.274.-2241011- 05336372130 e-mail:servet_bilgin@hotmail.com servetbilgin@mynet.com Portalımız en iyi EXPLORER ile izlenir